EU-INC Hakkında Düşünceler
- Av. Seren Deniz Yanık

- 19 Nis
- 1 dakikada okunur
EU-INC fikrini uzun süredir destekliyordum ve Şubat 2026'da EU–INC'in Davos’ta Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından duyurulmuş olmasını Avrupa adına gerçekten önemli bir eşik olarak değerlendiriyorum.
Öyle ki, yaklaşan doktora başvurularım kapsamında hazırladığım tez önerisinde dahi; girişimler ve büyümekte olan şirketler için modern ve yeni bir şirket modeli üzerine çalışmayı planladığımı vurgulamaktayım.
Bu gelişme, AB genelinde geçerli tek bir şirket türünü - bir başka ifadeyle 27 farklı sistem yerine sade ve öngörülebilir bir hukuki çerçeveyi - ifade ediyor. EU-INC’i, Avrupa’nın güçlü hukuki altyapısını girişimcilerin büyüme ve ölçeklenme hedefleriyle uyumlu hale getirme yönünde açık bir irade beyanı olarak yorumlamak gerektiğine inanıyorum.
Son dönemde ABD, Çin ve Avrupa merkezli start-up’ların ulaştığı ölçeklere ilişkin birçok karşılaştırma karşıma çıkıyor, muhakkak konuyla ilgili olanlar da görmüştür (O kadar ki, Avrupa'nın Ar-Ge faaliyetleri ayrılmaz şişe kapağına indirgenerek karikatürize ediliyor.). Visual Capitalist tarafından hazırlanan ve en değerli 30 Unicorn'u gösteren bir görselleştirme, Avrupa'nın diğer rakiplere kıyasla olduğu durumu oldukça çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor:

EU-INC, Avrupa’nın küresel ölçekte rekabet edebilmesi için ihtiyaç duyduğu; girişimcileri büyüme ile mevzuata uyum arasında bir tercih yapmaya zorlamayan ve nihayetinde Amerika'ya, Hong-Kong'a, Dubai'ye göçe teşvik etmeyen stratejik bir adım niteliğinde.
Kişisel görüşüm, bu yaklaşımın Türkiye açısından da yakından takip edilmesi ve tartışılması gerektiği yönünde. Süreci doğru okuyup zamanında adapte olabilirsek, bu uygulamanın Türkiye girişim ekosistemi için de önemli fırsatlar barındırdığı kanaatindeyim.




Yorumlar